Anasayfa Haberler Diyarbakır’da “Sağlıklı Hayat Saatleri”:...
MAGAZİN & HABER
Diyarbakır’da “Sağlıklı Hayat Saatleri”: Ergenlikte Beyin Gelişimi ve Fırsatlar Ele Alındı

Diyarbakır’da “Sağlıklı Hayat Saatleri”: Ergenlikte Beyin Gelişimi ve Fırsatlar Ele Alındı

30 Temmuz 2026, Perşembe 10 Okunma
Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü’nce düzenlenen seminerde Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Soysal, ergenlik dönemindeki beyin gelişimini ve bu sürecin fırsatlarını anlattı.

Ergen beyninin eksik değil yeniden yapılanma sürecinde olduğunu belirten Soysal, doğru yetişkin desteği ve rehberliğinin yaşam boyu fark yaratacağını vurguladı.

Diyarbakır’da “Sağlıklı Hayat Saatleri”: Ergenlikte Beyin Gelişimi ve Fırsatlar Ele Alındı

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün toplumda sağlık okuryazarlığını artırmak amacıyla başlattığı “Sağlıklı Hayat Saatleri” projesi kapsamında Diyarbakır’da önemli bir seminer düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü Dr. Abdullah Biroğul Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte, ergenlik dönemindeki nörolojik değişimler ve bu sürecin sunduğu gelişim fırsatları kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı.

"Ergenlik Bir Kriz Değil, Güçlü Bir Öğrenme Fırsatıdır"

Seminere konuşmacı olarak katılan Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Yağmur Soysal, ergenliğin erken çocukluktan sonra beynin en yüksek değişim ve öğrenme kapasitesine ulaştığı ikinci kritik evre olduğunu vurguladı. Beyindeki sinaptik budanma ve hücresel yenilenme süreçlerine dikkat çeken Soysal, ergenliğin sadece bir problem dönemi olarak görülmemesi gerektiğini, aksine doğru yönlendirmelerle yaşam boyu sürecek kazanımlara dönüştürülebileceğini belirtti.

Ebeveynlere Rehberlik ve Yönlendirme Tavsiyeleri

Gelişim çağındaki gençlerin dil, müzik, spor, kodlama ve sanat gibi alanlara yönlendirilmesinin önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Soysal, ebeveynlere de kritik mesajlar verdi. Katı yasaklar yerine rehberlik edici bir tutum benimsenmesi gerektiğini ifade eden Soysal; gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi, risk alma dürtülerinin spor ve gönüllülük gibi güvenli kulvarlara kanalize edilmesi ve teknoloji kullanımında yasakçı değil dengeli bir model izlenmesi gerektiğini vurguladı.